Selam!
Biliyorum, müzikten çok fazla söz ediyorum ama kendime de engel olamıyorum sevdiğim sanatçılar hakkında yazmakta...
Dinlemesini
bilenler için müzik gerçekten hayatın en güzel şeylerinden biri!
Müziksever olmayan var mıdır diye çok merak ediyorum aslında...Böyle
bir durumu düşünmek bile istemem aslında, ne kadar büyük bir kayıp o
kişi için... Nasıl müziksever olunacağına gelince...bunun tek bir yolu
var: Çok basit! Tabii ki dinleyerek...
Her neyse...Müziksever kişiler bu başlığı gördüklerinde ağızlarının suyu akmaya başlamıştır herhalde..:) O kadar enfesler ki...
Öncelikle
yazıya henüz başlamadan önce belirtmek istediğim bir şey var: Az sonra
bahsedeceklerim birer öneri değil, yanlış anlaşılmasın! Siz eğer
gerçekten dinlemeyi seven biriyseniz benim az sonra yazacağım bu üstü
kapalı cümleleri okuduğunuzda zaten derhal bahsedilen şarkıları
dinlemek isteyeceksiniz. Size şarkıların öyle bir reklamını yapacağım
ki o şarkıları dinlemek için çok sabırsızlanacaksınız:) Tabii gerçekten
müzikseverseniz...Yazıya başlıyoruz o zaman!
Benim
en çok kalbime dokunan, tüylerimi diken diken eden sözlerin sahipleri
kimler biliyor musunuz? Teoman, Şebnem Ferah, Nev ve Badem.... Biraz
aşağılara inerseniz Badem ile ilgili bir yazı göreceksiniz. Merak
edenler için doğru bir adres! Geri kalan üç isimden de bolca
bahsetmiştim öncelerde, ama onlar böyle daha bir öneri biçimindeydi.
Şimdi isterseniz ayrıntılara girelim, derinlere inelim...
''Yapraklar
yatağın olsun, kırlangıçlar arkadaşların, yıldızlar yorganın olsun, hem
zaten gökte işsiz güçsüz duruyorlar...'' Bir düşünün
lütfen...Yapraklar yatağınız...Kırlangıçlar arkadaşlarınız...Yıldızlar
yorganınız...Yaprakların üzerinde uzanmışsınız, yatağınız ya... Doğal
olarak gözleriniz gökyüzüne doğru bakıyor, orada da yıldızlar
var...Öylece yatıyorsunuz, yapraklar yatağınız, yıldızlar
yorganınız...Kırlangıçlar da arkadaşlarınız! Böyle bir hayal gücü
olabilir mi Allah aşkına? O kadar güzel şarkı ki... Teoman- Rapsodi
İstanbul...
Teoman'dan
devam ediyoruz...''Bir kar tanesi o, kon dilimin ucuna...Bir kar
tanesi, eriyor ağzımda...'' O hisleri gerçekten yaşamış gibi oluyorum
şahsen...Teoman-Kupa kızı sinek valesi...
Ve
şimdi de garip bir gönülçelene geldi sıra...''Gönülçelen,
gönülçelen...Aynı anda utanmadan...Hem kırıcı hem kırılgan...Yordun
beni gönülçelen... Gönülçelen gönülçelen...Biraz gerçek biraz
yalan...Hem yara bandım hem yaram...Bitsin artık gönülçelen...'' Tuhaf
bir gönülçelen, değil mi? Hem kırıcı hem kırılgan, biraz gerçek biraz
yalan, hem yara bandım hem yaram... Teoman-Gönülçelen... E haliyle
gönülçelenin açtığı yaraları sarmak için de bir doktora ihtiyaç var:
''Doktor doktor! İnsanlar hiç bilmiyor...Doktor doktor! İnsanlar hiç
görmüyor...Doktor doktor! İnsanlar hissetmiyor...Doktor doktor! Kimse
beni sevmiyor....!!!'' diye nasıl da yalvarılır doktora bazen...
Teoman- doktor...
Şimdi gelelim Şebo'ya. O tek kelimeyle süper!
Bazen aşk fazla gelir bazılarına...Nasıl
inanabiliriz ki onlara? Sevgileri uzaktadır aslında, nefes alsak da
yanlarında...Bu aşk faladır onlara...!! Şebnem Ferah-Bu aşk fazla
sana...Benim Şebo fanı olmamdaki ilk adımdı bu şarkı!
Hele ''Sigara''... Özellike başı öyle güzel
ki... ''Aslında ben de isterim emeklemeden koşmayı...Güzel elbiselerle
makyaj yapıp dolaşmayı...Aslında ben de isterim düşünmeden
konuşmayı...Küçük bir oyun içinde önemli kişi olmayı...'' Yaa, ne
güzel olurdu değil mi emeklemeden koşmak, güzel elbiselerle makyaj
yapıp dolaşmak, düşünmeden konuşmak, küçük bir oyun içinde önemli kişi
olmak...Beni bu şarkının en çok burası bitiriyor işte, oysa ki ne
kadar kolay emeklemeden koşmak, düşünmeden konuşmak...Ve sonunda mutlu
ediyor insanı, oysa bilen biliyor, mutlu olmak hiç basit bir iş değil.
Oysa ki emeklemeden koşmak, düşünmeden konuşmak o kadar basit geliyor
ki kulağa, aynı zamanda da huzur verici....Şebnem Ferah-Sigara...
Bir de ''Çocukken Sahip Olduğum Rugan
Ayakkabılar'' var. Şebnem'in çocukken sahip olduüğu kırmızı rugan
ayakkabıları varmış...Onlar da ''onun'' gibi çok tatlıymışlar ama
canını yakarmışlar...Acıtırmışlar... Öyle şeyler söyleyebilmek istermiş
ki Şebnem, anlatabilmek...Her kelimesi ''onu'' çeksin, saklasın bir
yerlerde derin...Öyle şeyler gösterebilmek istermiş ki
resmedebilmek...Rüzgar olmak istermiş ki essin ''onun'' etrafında
serin....Şebnem Ferah- Çocukken sahip olduğum kırmızı rugan
ayakkabılar...
Şebnem mayın tarlasında bir adam sevmiş, aşk
sanıp da...Soyunup korkusuzca çırılçıplak kalmış...Aşk filmlerinde olur
ya, işte öyle sevmiş sonunda...Bedeni sağlam bulunmuş, yüreği
paramparça...Şebnem Ferah-Mayın tarlası...
Bir de ''Yağmurlar'' var son olarak
favorilerimde...Orada etkilendiğim sözü söyleyeyim size: Beni sevmezsen
yağmurları sev...Bulutlar ağlasın, sen gül güneş doğsun
yeniden...''...Şebnem Ferah-Yağmurlar....
Nev'e geçelim mi? Benmişim'den başlamak
istiyorum. Nasıl bir meçhul kişilik şarkısıdır bu, hastasıyım!
''Benmişim, kendimden bir korkak yaratmışım, kendimi korurken en çok
ben ürkütmüşüm! Benmişim kendimi savunurken en çok hançerleyen...Bir
meçhul olmuşum failinden...Ama beni bana küstüren, beni bana kırdıran
kalpsizin hiç suçu yok mu?'' diyen biri kimin kalbini fethetmez ki?
Hatta bu şarkıyı çok sevdiğimden şarkı sözlerini siteye koymuştum bir
müddet önce. Daha fazlası için Şarkı Sözleri kategorisinin en son
eklenen yazısına bakınız!
Bir de ''Zor''... Yazı fazla uzun oldu,
biliyorum, o yüzden bana en çok dokunan sözleri yazıp geçeyim, ne
dersiniz? ''Sen benim kördüğümüm, tutamadığım gözyaşım...'' ve ''Oysa
ben seni tüm yalanlardan daha çok seviyordum...''...
''Sen gibi...'' ... Koyamadım kimseyi, yerine sen gibi...Sevemedim kimseyi, içimdeki sen gibi....
''Sükut-u Hayal''... Ayakta hislerim, dilimde düğümler...Söz geçmiyor ki kendime!..
Benden bu kadar! Hoşçakalınn, yorum yazmayı da unutmayınn:)