Eğer...

20/7/2008 · Kategori: Yazi_Edebiyat_Siir

 Eğer ;

 O'nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin... O'nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain...

 sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O'ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa,

 ve O, her durduğunuz yerde duruyor,

 her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp,

 hüzünlendikçe ağlıyorsa...

 dünyanın en güzel yeri O'nun yaşadığı yer, en güzel kokusu

 bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...

 hayat O'nunla güzel ve onsuz müptezelse... elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü,

 O'nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...

 her şiirde anlatılan O'ysa... her filmin kahramanı O...

 her roman O'ndan söz ediyor, her çiçek O'nu açıyorsa...

 bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez

 özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa,

 iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa...

 iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...

 eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O'nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın

 O olduğunu adınız gibi biliyorsanız... mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O'na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...

 kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...

 özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu...

 hem kimseler duymasın, hem cümle alem bilsin istiyorsanız...

 O'nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse... ayrılık ölüme,

 vuslat sehere denkse...

 gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de;

 bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O'nun yüzü suyu hürmetine...

 uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...

 dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı,

 bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...

 Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız,

 sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...

 ...o halde bugün sizin gününüz!..

 "Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.

 Can Dündar

Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!

Moda-Güzellik-Sağlık ve Yaz Hayallerim !!

8/7/2008 · Kategori: Moda_Guzellik_Saglik

Merhabaaaa :)

Sitenin ziyaretçi sayısı azaldı :( En çok yazı yazmak istediğim şu dönemde fazla kişi tarafından takip edilmemem açıkçası üzücü.  Her neyse,  karşınızda Moda Güzellik Sağlık kategorisinin bir üyesi, konusu ise her üçü birden!

Yaz hayallerimden birini gerçekleştirdim. Ne mi yaptım? Sağ kulağıma ikinci deliği açtırdım! Ancak   sabır konusunda beceriksizin teki olduğum için o mavi küpeyi orada 1 hafta bekletmeye dayanamadım ve 2 gün geçtikten sonra küpeyi çıkarttım! Yani çok da iyi halt ettim, sonrasında delik birkaç kez tıkandı, anneme yalvarışlarımın sonunda çığlıklar eşliğinde zar zor açtık. Aynı şey birkaç kez yine oldu. Şu an çok kötü değil kulağım ama küpeyi çıkarttığımda kulağımın kanayacağını hissediyorum, ki zaten anında sırılsıklam oluyor.  İltihaplanmış olabilir belki de. Her neyse...  Bu arada annemin gözleminin bir sonucu, eczacı kadın kulağımı yamuk delmiş!  Küpe de bu yüzden çok güzel durmuyor ama neyse artık...

İkinci yaz hayalim olan **BroNzLaŞmAk** da gerçekleşti sayılır.  Çok açık ve hassas tenliyim. 30 faktör kullanıyorum!  Ne kadar özen göstermeme rağmen  ilk gün ıstakoz gibi kızardım, gece uyuyamadım!!  Sonra da yüzüm soyulmaya başladı, hala da felaket soyuluyor. Bronzluğum kayboluyor :(  Vücudum bronzluğundan bir şey kaybetmedi ama yüzümün hali per perişan...

Sıcaklarda uzun saç dayanılmaz oluyor. Topluyorsun topluyorsun da bir yere kadar yani. Aylar önce bir kuaförün söylediklerini çok feci ciddiye aldım ve uzun süre saçlarımı kestirmeyeceğim gibi görünüyor.

Annemin saçlarını kestirmek amacıyla ikimiz kuaföre gittik.  Annemi aldıktan sonra  beni de ayna karşısına oturttular ve kuaför başladı konuşmaya.  '' Ne kadar güzel bir saç rengin var öyle!''  , ''Öyle mi? Ben hiç sevmiyorum ama.''...    ''Olur mu canım, bence sen bu saçların kıymetini bil, birkaç sene sonra kaybettikten sonra pişman olma.  Doğal röfleli gibi,  diplerin koyu ama aralarından açık sarı görünüyor. Saçlarını sakın kestireyim deme , bu rengi kaybedersin.  Birkaç sene sonra zaten tamamen kopkoyu olacak, şimdiden harcama.  Kakül falan da yapma, öyle de koyu renklerini ortaya çıkarmış olursun, olmaz! Sen bu saça çok güzel modeller de yapabilirsin.'' diye  etkileyici bir konuşma yaptıktan sonra bir tanesini bile hatırlayamadığım binbir tane model önerdi ve o gün bugündür saçlarımı daha çok sevmeye başladım. Eskiden kendimi Paris Hilton gibi hissediyordum oysa o sarı saçlarla!

Kaşlarımdan ise nefret ediyorum! Allah'ım sanki orman adamıyım, bu kadar kalın olabilir mi bir kaş!  Neyse ki annemle karar verdik, okullar açılmadan bir hafta önce kuaföre gidip kaşlarımı aldıracağız. İnşallah fazla acılı değildir!

Boyumdan da rahatsızım, 13 yaşındaki birine göre kısa bence!  Yüzüyorum, yüzüyorum... Bir faydasını görerim umarım.

Şu sıralar annemin giysilerine kafayı taktım. Artık yeni bikinim, annemin geçen yaz aldığı yeni bikinisi :) Biraz da bencillik ettim galiba ama sonuçta hep o teklif ediyor bana bir şeylerini vermeyi! Mesela şortunu verdi, turuncu elbisesini verdi, boyundan askılı yeşil bir body verdi, tişörtler, pijamalar, daha neler nelerrr :) Bir teşekkür ve bir öpücüksüz asla amaaa...!!!

Sevgiyle kalın :)

Kalıcı Bağlantı Yorum (12) Yorum yaz!

BadeM SeVerLeR....!!! (S'ONSUZ AŞK).....

1/7/2008 · Kategori: Muzik

Selammmmm!


Badem'in en sevdiğim grup olduğunu söylemiştim sanırsam :) Bu harika grubun üyeleri hakkında derinnnn bir araştırma yaptım ve elime geçen sonuçları Badem hayranlarıyla paylaşmak istiyorummm!! Onlar hakkında daha fazla şey bilmek isterdim ancak şu an bunlarla idare etmek zorundayız. Hatta benim en çok incelemek istediğim eleman MUSTAFA...!!  Ben ona resmen aşığımmm!  Ona hastayımm! Onu çokkk seviyorum! Hele gülüşü  ve saçlarıı ... Kıvır kıvır, uzun, siyah saçları, bembeyaz dişleriyle  şeker gülümsemesi :) İnsanı bitiriyor!  Mustafa'yla ilgili söylemek istediğim bir şey daha var, bence o  Türkiye'deki en iyi erkek ses!  Sırf Mustafa'ya takılmayalım, işi genellemeye alarak Badem'i de biraz övelim değil mi?  Harika şarkıları var,  çok kaliteli ve güzel müzik yapıyorlar, şarkıları iyi çalınıp söylenmiş, sözleri de insanı bitiriyor!  O zamann huzurlarınızda Badem üyelerinin kısa kısa tanımları!

Badem Kimdir?

Barış Bahçeci (vokal, gitar, perküsyon): 1973 İstanbul doğumlu. B.Ü. Felsefe Bölümü mezunu ve Taşoda Ses Tasarım & Müzik Prodüksiyon’un kurucularından. Grubun besteci ve söz yazarlarından. Bağlama da çalıyor, koşmayı ve çok konuşmayı seviyor.

Doğaç Başaran (bas gitar, vokal) : 1979 Antalya doğumlu. B.Ü.Elektrik Elektronik Mühendisliği mezunu. Müzik dışında FRP ve bilimkurgu tarzı kitapları çok seviyor. Masa tenisi oynuyor.
Emre Yıldız (davul, perküsyon): 1982 İzmir doğumlu. B.Ü. Turizm İşletmeciği mezunu. Müzik dışında Playstation oynamayı ve film izlemeyi seviyor.

Mustafa Kemal Öztürk (vokal, piyano, gitar): 1976 Ankara doğumlu. B.Ü. Mikrobiyoloji ve Genetik mezunu. Aynı zamanda İTÜ MİAM Ses Mühendisliği ve Tasarımı Doktora öğrencisi. Piyano ve gitar çalıyor, grubun vokalisti, bestecisi ve söz yazarı. Masa tenisi tutkunu. Karadeniz 1.liği ve Türkiye 5.liği var. Taşoda Ses Tasarım &Müzik Prodüksiyon’un kurucularından.

Mert Özdemir (vokal,gitar,banço,mandolin):1974 Samsun doğumlu. B.Ü.İnşaat Mühendisliği mezunu. Mandolin, biraz piyano ve saksafon da çalıyor. Bilgisayar ve teknolojiyle ilgili, otomobilleri, basketbol ve yüzmeyi seviyor.

Buradan tekrar söz almak istiyorum :) Badem şarkılarının sözleri insanı bitiriyor demiştim. Bunu kanıtlamak için değil de, içimden geldiği için Badem şarkılarından alıntılar eklemek istiyorum. Mesela...

*  Varsın, yoksun...Sen sarhoşsun! Aşktan böyle korkmak niye ? Bir sende kayboldum bu aşk denizinde...Bense yok oldum nefesinle...  (Badem-Varsın Yoksun)
* Yollardasın evsiz, mutlu musun bensiz !! Söyle bana sebepsiz biter mi aşk?  (Badem&Özlem Tekin- Kalpsiz)
* Ala gözlerini sevdiğim dilber... Çay edip aleme bildirme beni... Açıp ak gerdanın durma karşımda... Ecelimden evvel öldürme beni... (Ala Gözlerini Sevdiğim Dilber)
* Sen ağlama...Bir damla gözyaşın yeter! Sen üzülme gülüm, gamzende güllerin biter...Yollarıma taş koysalar döneceğim, gözlerinden yaşlarını sileceğim...(Sen Ağlama)

Bu arada son olarak bir şey daha söyleyeceğim Badem'le ilgili...! :)  Biliyorsunuz, yeni albümlerinin adı S'ONSUZ...  Bu isim bana çok anlamlı geldi, etkilendim.  Mesela S'ONSUZ un yanına AŞK getirdiğinizde bakın ne oluyor...

SONSUZ AŞK...               ve

ONSUZ AŞK...


Sevgiyle kalın..yorum ayzmayı unutmayın! ;)

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

Rock Sınıfı :)

1/6/2008 · Kategori: Muzik

Merhaba arkadaşlarrrr...!!
Az sonra bahsedeceğim şey o kadar hoşuma gitti ki, sizinle paylaşmazsam olmaz diye düşündüm. Konu ne mi?

Şimdiii, belki duymuşsunuzdur ''Rock Sınıfı'' adlı bir albüm çıktı. Türkiye'deki çeşitli rock şarkıcıları çok ama çok komik şarkılar seslendirmişler. Şarkılar okulda gördüğümüz, bize çok sıkıcı gelen derslerden bahsediyor ancak o kadar matrak ki...! Bana sorarsanız bütün öğrenciler bu şarkıları dinlemeli :) 
Bazı şarkılar şunlar:
* Aylin Aslım- Madde
* Tuğçe Özkara- İsmin Beş Hali
* Cenk Yüksel- Uzunluk Ölçüleri
* Cenk Yüksel- Üçgen, Kare, Dikdörtgen

Belki daha birçok şarkı vardır, benim dinleyebildiklerim sadece bunlar. Şarkıların ismini yazdığımıza göre şimdi sıra neye geldi? Tabii ki benim olmazsa olmaz yorumlarıma..! :) Bence en güzel şarkı Aylin Aslım'ın şarkısı ''Madde''... en komiği bu olmuş bana göre. Listemin ikinci sırasında ise Tuğçe Özkara var ''İsmin Beş Hali''yle... Cenk Yüksel'inkilere gelince...İşte onunkileri pek sevmedim! Ama bunun nedeni geometriyi sevmemem falan değil, gayet zevkli bir ders bence :)  Bence İngilizce hariç her ders güzel, sizce? :) Ders muhabbetine girmeden yazıyı bitiriyorum arkadaşlar, kendinize iyi bakın yorum yazmayı unutmayın!!

Sevgiler  :)

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Zeka sorusu

14/5/2008 · Kategori: Zeka sorulari_Bulmacalar

Büyük bir şirketin sahibi uçakla seyahate çıkacaktır. Şirkette çalışan ve görevini yapmakta olan gece bekçisi de otururken birden uykuya dalıverir ve rüyasında patronunun bindiği uçagın havalandıktan yarım saat sonra düşeceğini görür. Ve ertesi gün gördüğü rüyayı patronuna anlatır ve ona o uçağa binmemesi için yalvarır. Patronu bekçiyi kıramaz ve o gün seyahat etmez. Uçak hareket eder ve bekçinin de söylediği gibi uçak havlandıktan yarım saat sonra çakılır. Ve sağ kurtulan olmaz...

bekçi ölümüne engel olduğu patronun odasına gidip görmek ister. Patronun yanına gittiğinde patronu ona şöyle der.

-Hayatımı kurtardığın için saol ama seni işten kovuyorum....:s

Peki patronu bekçiyi neden kovmuştur.?

Kalıcı Bağlantı Yorum (5) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

Online Blogcu Ziyaretçi Sayacı