Mutluluğun Gizi
22/3/2008 · Kategori: Yazi_Edebiyat_Siir
Bir tüccar
Mutluluğun Gizi'ni öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına
yollamış. Delikanlı bir çölde kırk gün yürüdükten sonra, sonunda bir
tepenin üzerinde bulunan güzel bir şatoya varmış. Söz konusu bilge burada
yaşıyormuş.
Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği
salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış: Tüccarlar girip çıkıyor,
insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlı ezgiler çalıyormuş;
dünyanın dört bir yanından gelmiş lezzetli yiyeceklerle dolu bir masa da
varmış. Bilge sarayda bu insanlarla konuşuyormuş ve bizim delikanlı kendi
sırasının gelmesi için iki saat beklemek zorunda kalmış.
Delikanlının ziyaret nedenini açıklamasını dikkatle dinlemiş
bilge, ama Mutluluğun Gizi'ni açıklayacak zamanı olmadığını söylemiş ona.
Gidip sarayda dolaşmasını kendisini iki saat sonra görmeye gelmesini salık
vermiş.
"Ama, sizden bir ricada bulanacağım", diye eklemiş,
delikanlının eline bir kaşık verip sonra bu kaşığa iki damla sıvıyağ
koymuş. "Sarayı dolaşırken bu kaşığı elinizde tutacak ve yağı
dökmeyeceksiniz."
Delikanlı sarayın merdivenlerini inip-çıkmaya başlamış, gözünü
kaşıktan ayırmıyormuş. İki saat sonra bilgenin huzuruna çıkmış. "Güzel,
demiş bilge, peki yemek salonumda ki acem halılarını gördünüz mü?
Bahçıvan Başı'nın yetiştirmek için on yıl çalıştığı bahçeyi
gördünüz mü?
Kütüphanedeki güzel parşömenleri fark ettiniz mi?
Utanan delikanlı hiçbir şey görmediğini itiraf etmek zorunda
kalmış. çünkü bilgenin kendisine verdiği iki damla yağı dökmemeye
çabalamış, başka bir şeye dikkat edememiş.
"Öyleyse git, evrenin harikalarını tanı", demiş ona bilge,
"oturduğu evi tanımadan bir insana güvenemezsin."
İçi rahatlayan delikanlı kaşığı alıp sarayı gezmeye çıkmış. Bu
kez, duvarlara asılmış, tavanları süsleyen sanat yapıtlarına dikkat
ediyormuş. Bahçeleri, çevredeki dağları, çiçeklerin güzelliğini,
bulundukları yerlere yakışan sanat yapıtlarının zarafetini görmüş.
Bilgenin yanına dönünce gördüklerini bütün ayrıntılarıyla anlatmış.
"Peki sana emanet ettiğim iki damla yağ nerede?" diye sormuş
bilge.
Kaşığa bakan delikanlı, iki damla yağın dökülmüş olduğunu
görmüş.
"Peki", demiş bunun üzerine bilgeler bilgesi, "sana
verebileceğim tek bir öğüt var: Mutluluğun Gizi dünyanın bütün
harikalarını görmektir, ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan."
0 yorum yazılmıştır